ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -

MYO TALEPLERİMİZ))) KADRO - ÜNVAN - YETKİ - SSK - KISA DÖNEM ASKERLİK - MYO MESLEK ELEMANLARI VE ODALAR BİRLİĞİ HAKLARIMIZ VERİLSİN ! MESLEK ONURUMUZU İSTİYORUZ!
 
PortalAnasayfaTakvimGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Üniversitede sistem değişti yasak değişmedi

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Üniversitede sistem değişti yasak değişmedi   13.06.08 22:04









Pazartesi, 05 Mart 2007

Yükseköğretim
Kurulu (YÖK) tarafından hazırlanan raporda, Türkiye'nin yükseköğretime
ayırdığı kaynakların az olduğu ifade edilerek, finansman modelinde
önemli değişiklikler yapılması gerektiği belirtildi.
YÖK Başkanı Prof. Dr. Erdoğan Teziç başkanlığında oluşturulan Strateji Komisyonunca hazırlanan rapor, kitap haline getirildi.
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, kitabın önsözünde raporun son yıllarda
yükseköğretim üzerinde yoğunlaşan tartışlamalara açıklık getirmeyi
amaçladığını kaydederek, çalışmanın bunun yanı sıra doğrudan yasal
düzenlemeden yola çıkılarak yükseköğretim sorununun aşılamayacağı ya da
bir sonuca ulaşmanın mümkün olamayacağı endişesinin bir ürünü olarak
ortaya çıktığını ifade etti.
251 sayfadan oluşan raporda, Türkiye'nin Yükseköğretim Stratejisi,
''Yükseköğretim Sistemlerinden Beklentiler: Dünya ve Türkiye'deki Yeni
Eğilimler'',
''Türkiye'de Yükseköğretim Sisteminin Bugünkü Yapısı ve Performansı'',
''Türkiye İçin Yükseköğretim Stratejisi'' başlıkları ile ele
alındı.
Kitabın ''Sunuş'' bölümünde Yükseköğretim Kurulunun sürekli olarak
Türkiye'nin gündeminde önemli bir yer tuttuğu, değişik dönemlerde
eleştirildiği, bazı bakımlardan başarılı olduğu, bazı sorunları çözmede
ise yeterince başarılı olamadığı kaydedilerek, Türkiye'nin
yükseköğretim sisteminin, gelişerek 68 devlet, 25 vakıf
üniversitesinden oluşan toplam 93 üniversite ile daha karmaşık bir
duruma geldiği belirtildi.
Son yıllarda, üniversitelerle ilgili tartışmaların öncelikli
konularının ''türban'' ve ''katsayı'' konuları olduğu kaydedilerek,
şöyle denildi:
''Türban diye adlandırılan ve ''İslami simge''
haline getirilen, genç kızların örtünme biçiminin, kamusal alanda
kullanılmasının yasaklanması ile
ilgili bir ön tespit yapmakta
yarar vardır. Zira bu örtünme biçiminin, kamusal alanda yasaklanması,
önce ulusal yargı organlarımızın, ardından da uluslar arası
mahkemelerin bağlayıcı kararlarına dayanmaktadır. Üniversiteler de
diğer bütün kurumlar gibi, bu kararlara uymakla yükümlüdür. Hemen
ekleyelim, bu tür yasaklamalardan hoşnut olmayanlar, bunların
değiştirilmesinin hukuki yollarını hiç kuşkusuz kullanabilirler. Ancak,
bir hukuk devletinde, kurallara ve mahkeme
kararlarına uymak bir
yurttaşlık görevi olduğu gibi, aksi yöndeki tutum ve davranışlar
karşısında uygulanacak yaptırımlara katlanma sorumluluğu da vardır. Bu
açıklamalar dikkate alınmadan YÖK'ü ve üniversiteleri sürekli olarak
töhmet altında bırakmak isabetli olmamaktadır.''
Sunuş bölümünde ''katsayı'' konusuna da değinildi. Üniversiteye giriş sınavında
öğrencilere uygulanan farklı katsayıların, meslek liselerinden mezun
olanlar için ''üniversiteye giriş yolunu tıkadığı'' iddiası ile sığ bir
tartışmanın başlatılmış olduğu ifade edilerek, ''katsayı ile ilgili
düzenlemeler, ortaöğretim (meslek liseleri ve genel liseler)
öğrencilerinin, üniversite giriş sınavındaki başarıları
değerlendirilirken, lise döneminde seçmiş oldukları alanlara göre
kendilerine bir avantaj sağlamayı hedeflemektedir. Hiçbir ayrım
yapmadan, bütün lise mezunlarına üniversiteye girişte tek bir katsayı
uygulaması yapmak, koşulları eşit olmayan bir yarışma yaptırmakla eş
anlamlıdır. Bu iki konu
etrafında kümelenen tartışmalar, yeni ufuklar açmaktan çok, tıkanıklar ve gerilemeler yaratmıştır'' denildi.
Raporla ilgili, 17 üniversitenin ve ilgili 3 sivil toplum
kuruluşunun görüşlerini, YÖK'e gönderdikleri, 163 paydaşın da kişisel
görüşlerini ve
önerilerini YÖK'e yazılı olarak ilettikleri, Dünya
Bankası çalışma grubunun yeni bir seçenek sunduğu, bunun sonucunda da
Strateji Komisyonunca tüm görüşlerin değerlendirilerek ''Türkiye
Yükseköğretim Stratejisi''nin üzerinde mutabakat sağlanan bir metin
haline getirildiği bildirildi.
YÜKSEKÖĞRETİM SİSTEMİNİN BUGÜNKÜ YAPISI
Kitabın, ''Türkiye'de Yükseköğretim Sisteminin Bugünkü Yapısı ve
Performansı'' başlıklı bölümünde YÖK'ün kendi yapısı değerlendirildi.
''YÖK'ün
başlangıç tasarımında, yükseköğretim sisteminin yönlendirilmesinde mali
teşvik unsurlarından yararlanması düşünülerek, bütçe süreçlerinde
önemli roller oynaması öngörülmüştü. Ama zaman içinde ve özellikle
yaklaşık son 15 yıldır, üniversitelerin bütçelerinin dağıtımında, bir
çeşit ''postacı'' rolünden daha fazla bir görev üstlen(e)memiştir''
denilen kitapta, şu andaki idari yapısının da bu işlevi taşıyabilecek
kapasiteye sahip şekilde oluşmadığı vurgulandı.
Üniversitelerin tüm kadroları, üniversitelerin kuruluş kanunlarında
belirlendiği için bu kadroların bir makro plan dahilinde dağıtımı veya
gözden geçirilmesine ilişkin rolün üstlenilemediğinin belirtildiği
kitapta büyümenin, gerektirdiği esnekliği sağlayacak düzenlemelerin
yapılamadığı, bu tür düzenlemeleri gerçekleştirebilecek yapabilecek
idari bir kadronun da oluşturulamadığı ifade edildi.
ÜNİVERSİTELER ARASI KURUL
Raporda, Üniversitelerarası Kurulun (ÜAK) akademik konularda karar
ve tavsiye kararı almak için oluşturulmuş olmasına karşın, bugünkü
yapısı içinde, bu işlevini yerine getirmekte önemli güçlüklerle
karşılaştığı ve günümüzde işlevini ancak üniversite öğretim üyelerinin
ve az sayıda personelinin özverisiyle sürdürebildiği belirtildi.
ÜAK'nın üye sayısının, yeni kurulan 15 devlet üniversitesi ile
birlikte 186'ya ulaştığı ifade edilerek, ''Bu sayıdaki bir grubun
verimli bir şekilde
çalışması olanaksız olmaktadır'' denildi.
Kurulun, acilen 15 kadro ile takviye edilmesi için Milli Eğitim
Bakanlığına sunulan talebin ise henüz sonuçlanmadığı belirtildi. Kurula
bağlı olarak 120 dolayında öğretim üyesinin komisyonlarda çalıştığı
ancak, bu üyelere ödeme yapacak herhangi bir fasılın, ÜAK bütçesinde
bulunmadığı kaydedildi.Doçentlik jürilerinin karşılaştığı maddi
sorunlara da dikkat çekildi.
SİSTEMİN İŞLEYİŞİNDE ORTAYA ÇIKAN SORUNLAR
Raporda, üniversitelerin, yükseköğretim sisteminin temel birimi
olduğu vurgulanarak, sisteminin başarısının üniversitelerin başarısına
bağlı olduğu
belirtildi. Varolan sistemin işleyişinde ortaya çıkan sorunlar, üst yönetimden başlayarak şöyle sıralandı:
''Rektörlerin görev süreleri ve donatıldıkları yetkiler, o­nlardan
rektör olurken önerdikleri programları liderlik yaparak uygulamalarının
beklendiğini göstermektedir.
İşlev, belli bir vizyona dayandığında başarılı olarak yerine
getirilebilmektedir. Üzerinde oydaşma sağlanmış böyle bir vizyona
dayanmadığı durumlarda ise 'tek adam' yönetimine dönüşerek,
üniversitenin yaratıcı bireylerinin katılımına kapalı bir yönetim
niteliği kazanabilmektedir. Bu nedenle de yeterli kapasitelerle
donatılmış rektörün kim olacağı, üniversitelerin başarısı açısından çok
kritik bir önem kazanmaktadır.''
VAKIF ÜNİVERSİTELERİ
Vakıf Üniversiteleri yönetmeliğinde, mütevelli heyetine verilen
yetkilerin en önemlisinin, üniversite rektörünün belirlenmesi olduğu
vurgulanan raporda, ''Yasaya göre, mütevelli heyet rektör adayını
belirleyerek, 'olur' almak üzere YÖK'ün olumlu görüşüne başvurmakta,
rektör seçiminde cumhurbaşkanlığı devre dışı bırakılmaktadır. Oysa,
Anayasa'da yer alan özel hüküm uyarınca vakıf üniversitesi
rektörlerinin de cumhurbaşkanınca atanması hukuki bir zorunluluk
olmaktadır'' denildi.
ÜNİVERSİTELERİN FİNANSAL YÖNETİMİ
Devletin, üniversiteleri kendi ürettiği kaynaklarla bir başka
ifadeyle özel finansmanla baş başa bırakma eğiliminde olduğunun ifade
edildiği raporda, 2003 yılından itibaren üniversitelerin döner
sermayelerinin hükümetin kararlarıyla önemli kayıplara uğradığı
savunuldu.
Yükseköğretim sisteminin tümünün finansman durumunun genel bir değerlendirmesinin yapıldığı raporda şunlar kaydedildi:
''İlk belirtilmesi gereken nokta Türkiye'nin yükseköğretime ayırdığı
kaynakların azlığıdır. Eğer arzı artırıp, kaliteyi yükselterek, çağdaş
bir iddia taşınmak isteniyorsa finansman modelinde önemli değişiklikler
yapmak gerekecektir. Tabii ki, yalnız kaynakları artırmak yeterli
olmayacak, aynı zamanda bu kaynakların etkin bir biçimde kullanılması
için yeni yaklaşımlar ortaya koymak gerekecektir. 5018 sayılı yasayla
uygulanmaya başlanan yeni yaklaşımın bu bakımdan ne kadar başarılı
olacağı, ancak 2007 yılında döner sermaye gelirlerinin üniversite
bütçeleri içine alınmasından sonra anlaşılacaktır.''

Sabah




http://www.ogretmenlerodasi.com/index.php?option=com_content&task=view&id=1059


Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
 
Üniversitede sistem değişti yasak değişmedi
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -  :: MESLEK YÜKSEKOKULLARI TARİHİ VE MÜCADELESİ :: MAKALE VE KÖŞE YAZILARI-
Buraya geçin: