ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -

MYO TALEPLERİMİZ))) KADRO - ÜNVAN - YETKİ - SSK - KISA DÖNEM ASKERLİK - MYO MESLEK ELEMANLARI VE ODALAR BİRLİĞİ HAKLARIMIZ VERİLSİN ! MESLEK ONURUMUZU İSTİYORUZ!
 
PortalAnasayfaTakvimGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dosya: Meslek Yüksek Okulları-2

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-2   12.06.08 23:10

12 Eylül sonrası Özal döneminde hayata geçirilen 5. ve 6. beş yıllık
kalkınma planları içerisinde meslek yüksek okullarına verilen özel
önem, tekelci burjuvazinin ve emperyalistlerin Türkiye'deki kapitalist
sanayileşmeye hız vereceği ve kaliteli işgücünün büyük kısmını meslek
yüksek okulları üzerinden karşılayacağının sinyallerini veriyordu.


MYO’lara yönelik Dünya Bankası-YÖK işbirliğiyle yapılan I. ve II.
Endüstriyel Eğitim Projeleri bu kalkınma planları üzerinden
gerçekleştirilmeye çalışıldı. İlki 1985 yılında hayata geçirilen proje,
8 meslek yüksek okulunu kapsıyordu. Bunlar; Çankırı MYO, Kırıkkale MYO,
Düzce MYO, İstanbul Ün.Teknik Bilimler MYO, 9 Eylül Buca MYO, Selçuk
Ün.Konya MYO, Malatya MYO ve İskenderun MY Okullarıydı. Projenin toplam
maliyeti 37.8 milyon dolar olarak hesaplanırken, bunun 32.7 milyon
dolarını Dünya Bankası, kalanını ise dönemin hükümeti "karşıladı."
Dünya Bankası tarafından verilen kredinin 22.4 milyonu makine ve
teçhizat alımında, kalan kısmı da danışmanlık ve öğretim görevlisi
yetiştirilmesi amacıyla kullanıldı. 123 öğretim görevlisi 9 ay, 76
öğretim görevlisi ise 3 ay süreyle yurt dışına eğitim amaçlı gönderildi.


İkincisi ise; 1989 yılında başlatıldı ve 22 meslek yüksek okul kapsama
alanına alındı. II. Proje yüksek okulları; Antalya MYO, Bilecik MYO ,
Erzincan MYO, Sivas MYO, Mersin MYO, Osmaniye MYO, Batman MYO,
Şanlıurfa MYO, Ege Ün. MYO, Kayseri MYO, Elazığ MYO, Karadeniz Ereğlisi
MYO, Ordu MYO, Rize MYO, Amasya MYO, Gaziantep MYO, Kahramanmaraş MYO,
Tekirdağ MYO, Balıkesir MYO, Bursa MYO, Kocaeli MYO olmakla birlikte 4
teknik ve mesleki eğitim fakültesi (Gazi Üniversitesi Teknik Eğitim
Fakültesi, Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Marmara
Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi ve Fırat Üniversitesi Teknik
Eğitim Fakültesi) de proje kapsamına alındı. II. Projenin maliyeti ise
160 milyon dolardır. 110 milyon Dünya Bankası'ndan, 50 milyon da
hükümet tarafından "karşılandı". Bu projede yine 152 öğretim görevlisi
9 ay, 64'ü 7 ay, 242(si de 3 ay süreyle yurt dışında kurslara tabi
tutulmuştur. (KAYNAK: Ankara Üniversitesi Çankırı Meslek Yüksek Okulu.
Sabahattin Balcı-Şeref Kavak)

YÖK'ün verilerine göre başlama tarihi 1985 olarak gösterilen I.
projenin ilk ayağı asıl olarak 1983 yılında başladı. Meslek yüksek
okullarının altyapı ve teknolojilerini geliştirmek, öğretim
elemanlarının düzeyini yükseltmek adına hazırlanan projeler daha
başlama aşamasında sekteye uğramış, askeri cuntanın ve YÖK'ün hantal
yapısına toslamıştır. Bundan kaynaklı 1983 yılında başlaması gereken
proje 1985'e sarkmış, hatta 1987-88'lere kadar da çok fazla yol
alınamamıştır.


En son Admin tarafından 13.06.08 21:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-2   12.06.08 23:11

Endüstriye Dayalı Öğretim ve Kırılma Noktası

Dünya Bankası ile yapılan proje anlaşmalarında endüstriyel bölümlere
ağırlık verilmesinden kaynaklı farklı alanlara yönelik eğitim veren
bölümlere aktarılan "kaynaklar" ve "iyileştirme" çalışmaları daha fazla
kesintiye uğradı. Endüstriyel bölümlerin (otomotiv, elektrik,
elektronik, telekomünikasyon, bilgisayar...) kapitalistler açısından
stratejik önemi ve daha fazla kar getirmesinden kaynaklı Dünya
Bankası'nın yatırım alanları yüksek teknolojik gelişmeye yönelik oldu.
Dünya Bankası-YÖK projesinin ağırlık noktalarından EDÖ (endüstriye
dayalı öğretim) uygulamalarına da yine bu dönemde hız verilmiş ve
birçok tekelci şirketle anlaşmalar yapılmıştır. Proje anlaşmalarının
belkemiğini oluşturan EDÖ programı öğrencilerin şirketlerde yaptığı yaz
stajları ve yine müfredatların belirlenmesine yönelik bir program
olarak hayata geçirilmeye çalışılmıştır. I. projede yer alan 8 meslek
yüksekokulundan eski uygulamalara göre belli verimler alınmış olsa da
(ki bu okullardaki öğrenci ve öğretim görevlileri denek olarak
kullanılmışlardır.) II. Projede artık bu programın da yetersiz olduğu
ve MYO'ların gelişen sanayiye ayak uyduramadığı görülmüştür.


Özellikle yaz dönemi stajları, kriz içerisinde debelenen fabrika ve
işletmelerin toplu olarak tatile çıktığı dönemlere denk gelmiş,
öğrenciler büyük oranda formalite icabı ya da naylon bir şekilde
stajlarına devam etmek zorunda kalmışlardır. Ders müfredatlarında
yapılan değişiklikler ise geçiş dönemi-deneme süreci olduğundan
kaynaklı sürekli değiştirilmiş, bir türlü kalıcılaştırılamamıştır.
Hatta aynı bölümlere farklı yüksekokullarda farklı müfredatlar
uygulandığı da olmuştur. Öğrencilerin daha ilköğretimden başlayarak bir
temel yaratması gereken derslerin tepeden inme bir şekilde çoğu meslek
lisesi mezunu olan yüksekokul öğrencilerine dayatılması öğrencilerin
derslere ayak uyduramaması sonucu başarısız olmalarını getirmiş, okul
idareleri de çareyi her yıl ders müfredatlarını değiştirmekte
aramışlardır. Hiçbir yerinden yama tutmayan eğitim sisteminin açığa
çıkan yüzü olarak meslek yüksek okulları, Dünya Bankası'yla yapılan
anlaşmaları kendileri cephesinden genel olarak başarısızlıkla
sonuçlanmıştır.

YÖK'ün ve Meslek yüksek okulu raportörlerinin açıklamalarında sık sık
karşılaştığımız temel vurgu; "üniversite ve sanayi işbirliğinin
hızlandırılması"dır. Dünya Bankası'yla yapılan proje anlaşması ise tek
başına iyi bir örnek değil, emperyalizme bağımlılık ilişkilerinde köklü
bir yönelimdir aynı zamanda. Öte taraftan YÖK'ün tercihinin ötesinde
sistem krizlerinin ve eğitimin yaşadığı sıkıntıların kendilerince
"aşılması" için bir "zorunluluk" olarak durmaktadır.


Dünya Bankası-YÖK işbirliği öncesinde yapılan araştırmalar ve
raporlarda (tabi ki bunları yine YÖK'e bağlı kurumlar yapmıştır.) altı
çizilen diğer temel birkaç şey de; yüksek okulların alt yapı
yetersizliği, öğretim görevlilerin düzey düşüklüğünün giderilmesi, ders
müfredatlarının yenilenmesi ve teknolojik gelişmelere yönelik olması,
tekellerin göndereceği şirket görevlilerinin öğretim görevlisi olarak
okullara getirilmesi ya da öğrencilerin şirketlere toplu olarak
gönderilerek haftalık programının belli saatlerini orada tamamlaması,
döner sermayenin düzenlenmesi... vb. leridir. Bu açıklamaların ilk elde
masumane görünen yanları olabilir ama derinleşildikçe kapitalist
yeniden yapılandırma ortaya çıkmaktadır.
Üniversitelerin alt yapı
sorunlarının giderilmesi, öğretim üyelerinin gelişen koşullara ve
süreçlere göre düzeylerinin yükseltilmesi önemlidir fakat bunun anlamı
bugün üniversitelerin emperyalistlere ve işbirlikçi tekellere peşkeş
çekilmesidir. Burada bir benzetme yapacak olursak; hemen hemen her
hükümetin özelleştirme programı vardır. Bu programlar burjuvazinin
sadece dönemsel değil stratejik ihtiyaçlarından kaynaklanmaktadır. Ama
özellikle başbakan ve üst düzey bürokratların (son zamanlarda Tayyip
Erdoğan bu işi iyice abarttı) televizyonların karşısına geçip sözde
zarar eden kurumları özelleştirmek gerekliliğini vurgulamaları, bu işi
en iyi kendilerinin yaptıklarını açıklayarak aslında hiç de zarar
etmeyen aksine yatırım yapıldığında yüksek karlar sağlayan KİT'lerin
satışa çıkarılması kampanyalarını hepimiz biliriz.* Bir de sırf
kabullenelim diye nükleer santraller gündeme getirildiğinde sık sık
elektriklerimizin kesilmesi traji-komik bir durumdur. Yukarıda
bahsettiğimiz örnekler YÖK raporlarının nasıl bir zihniyetle
hazırlandığını anlatmak için fazlasıyla yeterli görünüyor.


En son Admin tarafından 13.06.08 20:59 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-2   12.06.08 23:12

Yukarıda saydığımız meslek yüksek okullarında yaşanan gelişmeler göz
önünde bulundurulacak olursa,
kapitalistler açısından belli bir yol
katedilmiş olsa da hiçbir zaman istenilen ölçüde değildir. Hele ki
günümüz koşulları üzerinden bakıldığında 21. yüzyıl teknolojisi ve
emperyalist ülkelerdeki gelişim ölçütlerine göre çok geri bir durum
ortaya çıkmakta. Bir yanıyla devletin geleneksel eğitim anlayışı ve
eğitim kurumlarına parçalı yaklaşarak ilk okuldan yüksek öğrenime kadar
eklektik yapılanması, diğer yandan da alt yapı eksiklikleri ve
emperyalist kapitalist sistem içerisinde Türkiye'nin yarı sömürge bir
ülke olarak kaldığı sürece bunun imkansızlığı da eşyanın tabiatı gereği
ortadadır. Dolayısıyla sonuç olarak meslek yüksek okulu mezunlarına da
yarı-kaliteli ucuz işgücü olmaktan başka bir yol gözükmemektedir. Zaten
öğrencilik koşullarında staj adı altında şirketlerde çalıştırılan
öğrenciler asgari ücretin üçte biri bir ücretle çalıştırılarak
tekellerin ara eleman ihtiyacını çok daha ucuzlatılmış biçimde
karşılamaktadırlar.


Dünya Bankası projeleri kapsamında olan Bursa Meslek Yüksek Okulu,
proje içinde öne çıkan okullardan biri olarak sermaye-üniversite
işbirliğini ve öğrencilerin nasıl ucuz işgücü haline getirildiğini
göstermesi açısından iyi bir örnektir.
Türk tekelci burjuvazisinin en
vampir ve vampirellalarından olan, İtalyan FIAT firmasının ortağı KOÇ
Holding’e bağlı TOFAŞ'la yapılan sözleşme ve öğrenci "yetiştirme"
anlaşmalarında birçok öğrenci hem eğitim süresi boyunca ucuz işgücü
haline getirilmiş, hem de mezun olduktan sonra aralarından
yeteneklileri "seçilerek" TOFAŞ firmasında çalışmaya devam etmiştir.

Burada itirazımız üretimle eğitimin bağının kurulup hayata geçirilmesi
değildir. Kaldı ki tekellerle yapılan anlaşmanın amacı da bu değildir.
Değişen koşullarla beraber TOFAŞ gibi özellikle sanayi dalında üretim
yapan şirketler eğitimli ucuz iş gücüne daha fazla ihtiyaç duyuyor.
Dünya Bankası tarafından teknik eğitime ayrılan finansman da yine Dünya
Bankası'nın gerçek sahipleri olan tekellere bu konuda "kaliteli" ve
ucuz hizmet sunmaktan başka bir şey değildir. Bu kendi çıkarlarına
yönelik yatırımları da demagojik bir şekilde ve tüm "masumluklarıyla"
eğitime yaptıklarını iddia etmektedirler.


En son Admin tarafından 13.06.08 21:02 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-2   12.06.08 23:13

* Burada anlatılmak istenen özelleştirmeye karşı dar ulusalcı ve tekel
karşıtı bir yaklaşım değildir. Özelleştirme karşısında KİT'lerin
savunulmasına düşmek ideolojik-politik bir hata olacaktır. Bilindiği
gibi KİT'ler devlet yoluyla işçi ve emekçilerin sömürüldüğü tekelci
burjuvazinin ortak arpalıklarıdır. Özelleştirme karşıtlığı ayrı bir
yazının konusu olsa da savunduğumuz; özelleştirmeye karşı kamulaştırma
değil, toplumsallaştırmadır.

Bu yazı, Mayıs 2003 tarihli DPG'de yayınlanmıştır.

ALINTI
http://www.komunarca.org/index.php?p=411
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-2   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Dosya: Meslek Yüksek Okulları-2
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -  :: MESLEK YÜKSEKOKULLARI TARİHİ VE MÜCADELESİ :: MAKALE VE KÖŞE YAZILARI-
Buraya geçin: