ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -

MYO TALEPLERİMİZ))) KADRO - ÜNVAN - YETKİ - SSK - KISA DÖNEM ASKERLİK - MYO MESLEK ELEMANLARI VE ODALAR BİRLİĞİ HAKLARIMIZ VERİLSİN ! MESLEK ONURUMUZU İSTİYORUZ!
 
PortalAnasayfaTakvimGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Dosya: Meslek Yüksek Okulları-1

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-1   12.06.08 23:05

Kısa bir tarihçe

Meslek yüksekokulları, kapitalist sanayileşmenin fabrika ve
işletmelerde açığa çıkan "ara eleman" ihtiyacına yanıt verebilmek için
kurulmuşlardır. "Üst kademe" olarak tanımlanın mühendis, işletmeci,
yönetici, vb. ile "alt kademe" olarak tanımlanan usta, işçi... arasında
istihdam edilen teknik elemanlar-teknikerler meslek yüksek okulu
mezunlarından oluşur.


"Ara eleman" kavramının hukuki açıdan net bir tanımlamasının olmaması
her ne kadar eğitim sistemi ve iş hukuku açısından bir eksiklikmiş gibi
gözükse de bilinçli bir tercihtir.
Bu durum, yüksekokul mezunlarının
işyerinin "vizyon, misyon ve hedefleri"için, yani karlılığının artması
için patronun "vicdanı" (cüzdanı) nasıl ve nerede isterse o statüde
çalıştırılmasına olanak sağlamaya hizmet eder. Tıpkı çalışma
saatlerinin esnekliği ve sınırsızlığı gibi. Bugün burjuvaziye, tarih
sahnesine çıkışından beri ihtiyaç duyduğu işgücünün azami ucuzlatılması
yetmemektedir. Kendi azami kar yasasının kaçınılmaz sonucu sürüklendiği
aşırı üretim krizlerinden çıkış arayışları, değişen üretim koşullarına
uygun, her an her işe uydurulabilir eğitimli işgücü ihtiyacını
derinleştirmiştir. Kapitalistler açısından ilk akla gelen çözüm elbette
çalışma saatlerinden zaman ayırarak işgücünün çok yönlü eğitimi
değildir! Eğitimli işgücüne artan talep kapitalizm koşullarında meslek
yüksek okulu mezunlarının değerlenmesine değil, ucuz işgücüne
dönüştürülmesine ve fabrika ve işletmelerdeki "vasıfsız" işçinin yerini
almasına yol açmaktadır.


50 yılı aşkın bir geçmişi olan meslek yüksekokulları, ilk olarak
1950'li yıllarda "Teknik Okullar" adı altında eğitim vermeye başladı.
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu'nun 01.04.1953 tarih ve
59 sayılı kararı gereğince; Erkek Sanat ve Yapı Enstitüleri'ne dayalı
olarak teknik okullar açıldı. O dönemde teknik okullar gündüzleri 2
yıl, akşamları ise 3 yıl süreli olarak eğitim veriyorlardı.


Eğitim sistemi ve dolayısıyla tüm eğitim kurumları sınıflı toplumlarda
her zaman egemen sınıfın ihtiyaçlarına göre şekillenmiştir. 1950'li
yılları, Türkiye'deki kapitalist sanayinin hızlı ve sıçramalı gelişimi
açısından bir milat olarak koymak yanlış olmayacaktır. Bu dönem aynı
zamanda, Türk tekelci burjuvazisi ile emperyalist tekeller arasındaki
ilişkilerin giriftleşmesi ve güçlenmesi açısından belirleyici
özellikler taşır. Teknik okulların hayata geçiriliş tarihi bu durumda
bir rastlantı değil, aksine tekellerin ihtiyaçlarının ürünüdür.


En son Admin tarafından 13.06.08 21:55 tarihinde değiştirildi, toplamda 2 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-1   12.06.08 23:06

"Burjuvazinin evrimi bakımından 1950'li yılların karakteristik
özelliği, daha önceki dönemlerde devlet işletmeleri ve İş Bankası gibi
kısmen istisnai nitelikteki özel sermaye gruplarıyla sınırlı olan
tekelleşmenin, bu yıllarda burjuvazinin esas özelliği haline gelmeye
başlamış olmasıdır. Çünkü savaş öncesinde yabancı tekellerin mamul
mallarını pazarlayan (ithalatçılık ve acentalık) kapitalistler
1950'lerden sonra bu aynı malları çok uluslu şirketlerle ortaklaşa
işletmeler kurarak yurt içinde üretmeye başlamışlardır. Bu bakımdan,
büyük sermayenin ticaretten sanayiye yönelerek tekelci ölçekte
işletmeler kurmaya başlamalarını bir dönüm noktası saymak gerekir.

Büyük burjuvazinin yabancı tekellerin komisyonculuğundan sanayiciliğe
geçişleri bir tercih değil, emperyalizmin yeni sömürgecilik aşamasında
ortaya çıkan uluslararası işbölümünün bir özelliğidir. Çünkü artık bu
dönemde emperyalistler sermaye ihracını eskisi gibi yalnız hammadde ve
altyapı hizmetlerinde değil, aynı zamanda ilaç, kimya, tarım araçları,
ampul, elektronik gibi dayanıklı tüketim malları üretimine de yöneltmiş
durumdadırlar..." (Türk Tekelci Burjuvazisinin Tarihsel
Oluşumu-Devrimci Proletarya broşür dizisi)

Teknik okullara verilen önem, günümüz meslek yüksek okullarına
gelindiğinde alabildiğine artmıştır. Fakat öte yandan kapitalist
gelişmedeki gerilikler -yaşamın diğer alanlarında da olduğu gibi- tüm
eğitim sistemi ve dolayısıyla meslek yüksekokullarının da çarpık
gelişmesini koşullamıştır. Dolayısıyla, teknik okul ve meslek
yüksekokullarında verilen eğitim, kapitalist gelişmenin ihtiyaçlarına
istenilen ölçüde yanıt vermiyordu.


Kapitalist üretimin amacı hiçbir zaman insanal-toplumsal ihtiyaçlara
yönelik olmamıştır-olmayacaktır. Kapitalizmin yapısal krizlerinde iyice
berraklaşan ve hiçbir şekilde gizlenemeyen bu olgu eğitim alanında da
birebir yansımasını bulmaktadır. Eğitilmiş-ucuz işgücüne ihtiyaç duyan
burjuvazi kendi elleriyle bunun olanaklarını yok etmektedir.
Kapitalistlerin ortak kasası olan bütçeden eğitime ayrılan payın her
geçen yıl daha da budanarak acınacak düzeye çekilmesi, okulların fizik
koşullarından teknolojik donanımlarına kadar son derece kötü ve
elverişsiz olması, aşırı kalabalık sınıflar ve yetersiz eğitmenler,
ders müfredatlarının boğuculuğu… Daha onlarca şey sıralanabilir. İbret
verici bir örnek! Dünya Bankası'yla yapılan Endüstriyel Eğitim
projelerinden 1. si içerisinde yer alan İstanbul Üniversitesi Avcılar
Teknik Bilimler Meslek Yüksek Okulu'nun Marmara Depreminden sonra yok
olan derslikleri halen tamir edilmiş değildir. Yarı "sağlam"
dersliklerde de birkaç bölümden yüzlerce öğrenci aynı anda 'ders'
görmektedir. Birçok endüstriyel bölümde halen laboratuar ve atölye
bulunmamaktadır. "Her an deprem olacak ve sağlam kalan binalar da
yıkılacak" psikolojisi de ayrı bir tartışma konusudur.


En son Admin tarafından 13.06.08 20:49 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-1   12.06.08 23:07

Geçmiş yıllarda Türkiye'deki büyük fabrikalar da dahil küçük ve orta
boy işletmelerde çıraklıktan yetişen usta, işçi ve "vasıfsız" işçiler
yoğundu. Köyden kente göçlerin artmasıyla birlikte fabrika ve
işletmelerdeki işçilerin profili değişmeye başladı. Yarı-köylü
işçilerin akraba ve hemşerileri yoluyla kendilerine iş bulabilmesi,
patronların da nispeten daha ucuz olan bu göç yoluyla gelen işçileri
tercih etmesi belirleyici eğilim olmuştur. Bu nedenle eğitimli işgücü
kısmen geri planda kaldığı için, bu durum meslek yüksek okullarının
"ihmaline" yol açmıştır. O günün ihtiyaçlarına nispeten yanıt veren
eğitimsiz işçi, bugüne gelindiğinde burjuvazi için tahammül edilebilir
bir şey değildir.


1960'lı yıllara gelindiğinde, gerek dünya çapındaki öğrenci
hareketleri, gerekse Türkiye'de yükselen devrimci halk hareketi,
öğrenci gençliği de derinden etkiledi. Kısa yoldan "hayata atılma"
kaygısından ötürü işçi ve emekçi çocuklarınca doldurulan teknik okullar
da bu sürecin dışında kalamazdı kuşkusuz. Öğrenci gençliğin mücadelesi
burjuva eğitim sistemini önemli ölçüde felç etti. Milli Eğitim
Bakanlığı da çareyi 1967 yılında teknik okulları kapatmakta buldu.
12
Mart 1971 askeri darbesiyle birlikte yolunu az çok düzleyen egemenler,
eğitim alanında da yeni hamleler yaptı. 1975 yılında Milli Eğitim
Bakanlığı aldığı bir kararla "ara (teknik) eleman" yetiştirmeyi
YAY-KUR'a (Yaygın Yükseköğretim Kurumu) devretti. Aynı yıl 45
yüksekokul açıldı. 4 yıl sonra bu sayı 59'a yükseltildi. Bugün ise
eğitim veren 500 civarında meslek yüksek okulu mevcut. YAY-KUR'a
devredilen teknik okullarının ismi meslek yüksekokulları olarak
değiştirildi.


Türkiye'nin tarihi aynı zamanda askeri darbeler tarihidir. Meslek
yüksekokulları da "postmodern" olanı olmayanıyla birlikte bu darbeler
tarihi içerisinde günümüze taşınmışlardır.
Ama bunlardan en azgını,
etkisini de kendisini de hala defedemediğimiz 12 Eylül askeri
darbesidir. 12 Eylül, toplumsal yaşamın tümünü olduğu gibi yüksek
öğrenim sistemini de tam bir gericilik rüzgarına sürükleyip,
kampusların kışlalara dönüştürülmesini sağladı. Darbeden bir yıl sonra
6 Kasım 1981'de de YÖK, üniversitelerin -meslek yüksekokullarının da-
ceberut başçavuşluğunu devraldı.


En son Admin tarafından 13.06.08 20:52 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-1   12.06.08 23:08

YÖK, 12 Eylül askeri cuntasının, öğrenci gençliğin üzerinde estirdiği
hak ve özgürlüğe yönelik gerici terörü kurumsallaştırdı. Daha kurulduğu
aşamada süngü politikaları eşliğinde, üniversitelerin emperyalist
kapitalist ekonomik politikalar ekseninde yeniden şekillendirilmesine
girişti. Birçok emperyalist kurum ve işbirlikçi tekelci holdingle proje
anlaşmaları yapıldı. Dünya Bankası ile yaptığı proje anlaşmaları
bunların en önemlilerinden biridir.

YÖK zihniyeti üniversitelerin temel işlevini; "bilim ve teknoloji
üreterek nitelikli insan gücü yetiştirmek ve toplumun sosyo-ekonomik
yapısına katkı sağlamaktır" olarak açıklıyor. Burada toplumla
kastedilen şey, yalnızca işbirlikçi tekelci burjuvazidir. Bu anlayışla
DÜNYA BANKASI ENDÜSTRİYEL EĞİTİM PROJESİ başlığı altında I. ve II.
Endüstriyel Eğitim Proje Çalışmalarını ilki 1985 ikincisi 1989 olmak
üzere hayata geçirmiştir.
Üniversiteler toplum için bilim, kültür,
teknoloji, vs. üreten kurumlar değil aksine burjuvazinin ihtiyaçları
doğrultusunda, hem öğrenim süresi boyunca, hem de mezun olunduktan
sonra azami kar üreten yerler olarak şekillendirilmektedir. "Nitelikli
(kaliteli) insan gücü yetiştirmek" için de belli oranlarda kesenin
ağzını açmak ve çalışmalarına hız verebilmek zorunluluğu karşılarına
çıkmaktadır. (Hoş her geçen gün kendisi de bir ticarethaneye
dönüştürülen üniversitelerde artık tüm giderler öğrencilerden
karşılanmak istenmektedir.) Dünya Bankası’yla yapılan proje çalışmaları
da bu anlayışın bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır.

Önümüzdeki sayıda Dünya Bankası ve Tekellerle yapılan anlaşmaları mercek altına alacağız...

Bu yazı, Mart-Nisan 2003 tarihli DPG'de yayınlanmıştır.

ALINTI
http://www.komunarca.org/index.php?p=404
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Dosya: Meslek Yüksek Okulları-1   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Dosya: Meslek Yüksek Okulları-1
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -  :: MESLEK YÜKSEKOKULLARI TARİHİ VE MÜCADELESİ :: MAKALE VE KÖŞE YAZILARI-
Buraya geçin: