ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -

MYO TALEPLERİMİZ))) KADRO - ÜNVAN - YETKİ - SSK - KISA DÖNEM ASKERLİK - MYO MESLEK ELEMANLARI VE ODALAR BİRLİĞİ HAKLARIMIZ VERİLSİN ! MESLEK ONURUMUZU İSTİYORUZ!
 
PortalAnasayfaTakvimGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   12.06.08 22:38

3 Temmuz’da “Türkiye’nin Yükseköğretim Stratejisi” isimli taslak rapor YÖK tarafından açıkladı.

“Yükseköğretimde köklü bir reform sürecinin başlaması için bir zemin” olarak sunulan ve YÖK-ÖSYM
üyelerinden oluşan 14 kişilik bir “beyin takımı” tarafından
hazırlandığı söylenen taslak rapor, YÖK’ün internet sitesindeki
bekleyişinin dördüncü ayını doldurdu. Adından da anlaşılacağı gibi
“taslak rapor” kapitalistler için stratejik bir düzleme sahip. Eğitimin
yeniden yapılandırılmasına yönelik çıkarılan sayısız rapordan, yasa
tasarılarından farklı olarak elimizdeki raporu stratejik kılan nedir?
Bunu anlayabilmek için raporun giriş ve gerekçeler bölümüne bakmalıyız.


En son Admin tarafından 13.06.08 21:10 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   12.06.08 22:40

Giriş ve gerekçeler: Eğitimde paradigmatik değişim

Rapor, “Yükseköğretim Sistemlerinden Beklentiler” başlığı altında
çizdiği dünya ölçeğindeki dönüşüm tablosuyla kapitalistler cephesinden
“yeni bir strateji” ihtiyacının altyapısının nasıl olması gerektiğini
net bir biçimde ortaya koyuyor.
Üniversitelerin, sermayenin değişen
yeni birikim modeli doğrultusunda tüm bileşimi ve bağlantılarıyla
birlikte yeniden yapılandırılması gerektiği raporun özünü oluşturuyor.
Fakat rapordaki her şey “yeni” değil, gerçekleştirilmesi planlanan
hedefler olduğu gibi fiilen uygulamada olan birçok şey de raporda
yerini alıyor.

“Günümüzün bilgi ekonomisine dayalı küresel ekonomik yapısı,
bilginin üretilmesi ve paylaşılmasında birinci derecede sorumlu olan
üniversitelerden beklentileri çeşitlendirmiştir ve arttırmıştır.”
cümleleriyle başlıyor rapor.

Modern sanayiinin ilk gelişme koşullarında ki standart zincirsel üretim
ve bu üretim yapısının ihtiyaç duyduğu makine eklentisi durumundaki
işçi yapısı ile dönemin kapitalizmi azami karı (artı-değer sömürüsünü)
sağlayabiliyorken, günümüzde kar oranlarının düşme eğilimi içinde
olduğu, sermaye birikim süreçlerinin yavaşladığı ve yaşanan krizlerin
yarattığı ekonomik ve siyasal çalkantılar sistemin eskisi gibi
sürdürülebilmesine olanak tanımamaktadır. Kapitalistlerin ihtiyacını
duyduğu ve sistemsel olarak da hızla geçilmesi gereken yeni düzlem;
sermayenin sınırsız dolaşımının önündeki tüm engellerin kaldırılması,
artı-değer üretiminin ve sömürüsünün genişletilmesi doğrultusunda hem
yeni pazarlara açılınması ve hem de yeni pazarların yaratılmasıdır. Her
şey ve herkes bu doğrultuda önceki süreçlerden çok daha fazla ve
yoğunlaşmış bir şekilde artı-değer üretmenin bir aracı haline
getirilmeli, metalaştırılmadık hiçbir toplumsal ilişki, alan
kalmamalıdır. Üniversiteler ve üniversite eğitimi işte bu yeni
pazarlardan birisidir. Eğitim tam da bu paradigmatik değişim düzlemine
oturtularak, üniversiteler bilgi satan işletmelere
dönüştürülmeli, bilgi ve bilimsel üretim sermayenin kar etmesine
odaklanmalı, doğruluk ölçütü de piyasada işe yarayıp yaramadığıyla
belirlenmelidir.

Türkiye’de üniversite eğitimi kapitalist üretimin gerekleri
doğrultusunda özellikle de ‘60’lardan sonra sanayileşmenin hız
kazanmasıyla yönetici kademelere kadro yetiştirmek ve vasıflı-yarı
vasıflı emek gücü ihtiyacını karşılamak amacı üzerinden
şekillendirilmiştir. Bugünkü üniversite eğitimi de, -bu amaç da
korunmakla beraber- işgücü piyasasının çekirdek ve çevre işgücü
dolayımında yeniden yapılandırılması ile öğrencilere, ilkokullardan
başlayarak seçme, ayıklama sistemi içinde “herkese sınıfına göre eğitim”
temeli üzerinden eğitim verilmesi öngörülmekte ve zaten bu doğrultuda
atılan adımlar da hızlanmaktadır. Eğitimin tüm çevreleyen koşullarıyla
birlikte daha fazla paralılaştırılarak alınıp-satılabilir bir duruma
getirilmesi bırakalım emekçi sınıf çocuklarını, gelir durumu emekçi
sınıflara göre daha iyi olduğu düşünülen kesimleri dahi eğitim
giderlerini karşılamakta zorlamaktadır. Parası olanın iyi bir eğitim
alabileceği, olmayanın alamayacağı bir ayıklama sistemidir bu. Bir
yanda, iyi kötü bir diploma satın alabilmek için borçlanan çoğunluğu
vasıfsız, en iyi ihtimalle yarı vasıflı olacak şekilde teknik işgücü
eğitimi alan geniş bir öğrenci kitlesi vardır. Aynı kesimlerin haraç
mezat okulu bitirdiğinde dahi iş bulabilme garantisi yoktur ve zaten
diplomalar çerçeveletilip duvara asılmaktadır. Bir yandan da parayı
bastırıp iyi bir okula gidebilen, ya da emekçi sınıf çocukları içinde
yetenekli olanların avlanarak emperyalist ve işbirlikçi tekelci
sermayenin yönetici, yüksek vasıflı iş gücünü oluşturacak bir azınlık
vardır. Zenginler ve “seçilmişler” için özel statülü üniversiteler
yaygınlaşırken, piramidin en altında olan emekçi sınıf çocukları da
kitle üniversitelerine terk edilmektedir.

Bilginin ve bilimsel üretimin sermayenin kar etmesine odaklanarak,
doğruluk ölçütü de piyasada işe yarayıp yaramadığıyla belirleniyor.
Dahası üniversiteler ve liseler bilgi satan kurumlar haline
getirilirken, bilgiyi satın alan için bilginin ve bilgi edinmenin
kendisi de özel mülkiyetin konusu haline getiriliyor. Bilginin özel
mülkiyet haline gelmesi, bilgiyi alan kişiye, aldığı eğitimin kalitesi
doğrultusunda piyasada yarar sağlamaktadır. Eğitimin, bilginin, kişinin
metalaşması da bundan başka ne olabilir ki?


En son Admin tarafından 13.06.08 21:11 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   12.06.08 22:41

Kilit kavramlar: “Girişimci üniversite”, “insan sermayesi” ya da üniversite A.Ş
YÖK’ün strateji raporunun ağırlıklı bir bölümünü farklı konular
temelinde üniversitelere çekilen piyasa ayarı oluşturuyor. İstisnasız
olarak her konu başlığında bahsi geçenlerin piyasaya entegrasyonunun
nasıl geliştirilebileceği üzerinde duruluyor; ayak bağı olan
uygulamalara yönelik eleştiriler ve ihtiyacı karşılayabilecek öneriler
sıralanıyor. 2001 yılında çıkartılan YÖK Yasa Tasarısıyla birlikte
burjuvazinin jargonunda yer eden “girişimci üniversite” kavramını bu
raporda bir kez daha görüyoruz. Özcesi üniversitelerin şirketleşmesi
demek olan “girişimci üniversite” ile üniversiteler, devlet eğitim
ödeneğini kaldırdığı için kendi finansmanını kendisi sağlayacaktır.

Bunun anlamı şudur: Üniversite içindeki araç gereçler kiraya verilecek,
bilimsel projeler şirketlere ve orduya satılmak üzere üretilecek,
akademisyenler, bilim emekçileri ve hatta öğrenciler üniversite A.Ş’nin
çalışanları olarak üniversite bütçesini dolduracak işçiler
olacaklardır. (Bunu nasıl yapacağı, bunu yaparken piyasanın
"kurtları"nın nasıl bu işe dahil olacağı da "danışma kurulları"
kavramıyla birlikte tanımlanmakta.) Bu şekilde üniversiteler kar elde
eden, sermaye biriktiren şirketlere, bilgi satan işletmelere
döneceklerdir. Bilginin metalaşması ve tekelleşmesi olarak “girişimci üniversite”
modeli ile kar getirmeyen her türlü bilgi yok sayılacak, bilimsel
bilginin doğruluk ölçütü kapitalistlere kar getirip getirmediği
dolayımında ölçülecektir.

“Bu, kişinin kendi yaşam projesini gerçekleştirmesi ile ilgili bir
taleptir ve buna itiraz edilebilecek tek nokta, talebin ücretsiz
karşılanması olabilir.”
söz konusu olan kar etmek olunca öğrenciler
de müşterilere dönüşür! Eğitimin toplumsal bağlamı, faydaları ve
gerekleri bir köşeye atılarak bireyselleştirilir ve eğitim almak
isteyen parasını ödemeye zorlanır.


En son Admin tarafından 13.06.08 21:12 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   12.06.08 22:42

“Danışma/yönetim kurulları” ya da üniversiteler üzerinde sermayenin artan hakimiyeti
“Yükseköğretim kurumlarına daha az kaynak, ancak daha çok idari ve
mali özerklik verme eğilimi nedeniyle, bakanlıklar üniversite
yönetimindeki yetkilerini genellikle/çoğunlukla üniversitenin dış paydaşlarının yer aldığı yönetim kurullarına devretmektedirler.”


Raporda, her üniversite için ilgili burjuvazi temsilcilerinin içerisinde yer alacağı “danışma/yönetim kurulları”
oluşturulması öngörülüyor. Bilgi ve bilginin üretilerek direkt sermaye
sahiplerinin kullanımında açılması, kızışan kapitalist rekabet içinde
tek tek her bir sermaye kesimi tarafından yaşamsal önemdedir. Önceki
sermaye birikim biçiminin sürdürülemez olması, sermayeyi
üniversitelerin bir sektör olarak yeniden işlevlendirmeye iterken,
ar-ge faaliyetlerini daha ucuza, hatta neredeyse bedavaya getirip
yüksek miktarda artı-değer sağlamanın yollarını aramaya itiyor.
Önerilen model “girişimci üniversite” kapsamında üniversitenin tüm
idari yapısının ve her yönüyle yönetiminin şirket CEO‘larıyla
birlikte oluşturulacak olması anlamına geliyor. Üniversitelerin
sermayeye entergasyonu, sermayenin de üniversitelerdeki hakimiyetinin
pekişmesi demek olan bu düzenlemeler esasında bugün de farklı
düzeylerde birçok uygulamayla kendisini gösteriyor. Üstelik bu, kendi
kanalında akan bir durumda da olmayıp ders programlarından bölüm açıp
kapatmalara, akademik kadro şekillenmesinden eğitimin tüm
bileşimlerinin daha fazla paralı hale gelmesi demektir.


En son Admin tarafından 13.06.08 21:14 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   12.06.08 22:42

Üniversitelerin içi de dışı da bizi yakıyor
Raporun “Türkiye İçin Yükseköğretim Vizyonu” bölümünde vizyon geliştirilmesi gereken üç alan şöyle konuluyor: “Günümüzde
yükseköğretimden beklenen üç temel işlev vardır. Bunlar eğitim, bilgi
üretimi (araştırma) ve kamusal hizmet işlevleridir.”
Burada
“ilginç” bir sınıflandırma söz konusu, zira eğitim ve araştırma kağıt
üzerinde dahi kamusal hizmetin dışına atılmış durumda. Raporda “kamusal
hizmet” olarak sunulanlardan biri ise “sanayinin ve ülke savunmasının gereksinmesini duyduğu yeniliklerin geliştirilmesi”,
buyurun size kamusal hizmet! Kapitalistlerin “kamusal hizmet”ten
anladıkları “toplum için, insan için” değil, sermayenin büyütülmesi
(azami kar) ve iktidarlarının sürdürebilmek içindir (azami egemenlik).

Raporda eğitimin ayrı olarak alınması aslında çelişkili bir durum
yaratmıyor. Raporda sık sık eğitimin “temel eğitim” düzeyinde kamusal
bir nitelikte ve parasız olduğu, “yükseköğretim düzeyinde” ise bir
“tercih meselesi” olduğu, paralı olması gerektiği ve har(a)çların
arttırılması “ihtiyacı” vurgulanıyor. Bunun rapor boyunca sayılan
onlarca gerekçesinden biri ise alabildiğine demogojik: “Devlet
üniversitelerinin finansmanına öğrenci katkısı % 4 düzeyinde
kalmaktadır. Bu katkının artırılması konusunda toplumda oldukça yaygın
bir direnç bulunmaktadır. Bu direnç öğrenciden alınan harç ve
ücretlerin fırsat eşitsizliğini artıracağı konusundaki kaygıdan
kaynaklanmaktadır. Oysa, harçların artırılmasını savunanlar da aynı
kaygılardan yola çıkmaktadır. Onlar yükseköğretim düzeyine gelen
öğrencilerin genellikle toplumun varlıklı kesimlerinden geldiğini, bu
kesime hiçbir ücret almadan eğitim hizmetinin verilmesinin ülkenin
varlıksız kesimlerinden varlıklı kesimlerine transfer anlamına
geldiğini ileri sürmekte… harç ya da ücret almanın daha adil bir tutum
olacağını savunmaktadır.”


Belki de rapor boyunca bize edilebilecek en ağır küfür bu olsa gerek!
Evet ne de olsa kapitalizmin temsilcileri tarafından bir süredir
teorileştirilen, “herkes eğitim almak, üniversiteye gitmek zorunda
değil” görüşü yineleniyor. Böylece öğrenmiş oluyoruz ki, eğitimin her
kademesinin paralılaştırılası kaygısını sadece emekçi sınıflar ve
öğrenciler değil, bu raporu önümüze koyan kapitalistler de duyuyor!
Har(a)ç ya da ücret alınmasının daha adil bir biçimde nasıl olacağını
her okuyucu gibi biz de merak ediyoruz. Raporda, paralı eğitimin
gerekçelendirildiği kısımlarda “tercih meselesi” olarak görülen
yükseköğretime giriş, raporun farklı bölümlerinde ise somut durumdan
kaynaklı ayaklarını yere basmak durumunda kalıyor. Üniversite
kapılarına “ekonomik sebeplerle” ciddi bir yığılma olduğundan
bahsediliyor ve sorun işsizlik sorunuyla ilintilendiriliyor.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   12.06.08 22:44

Yükseköğretimin finansmanı konusunda yine burjuvazinin getirdiği bildik
bir öneriyle karşılaşıyoruz: öğrenci çalışma programları. Avrupa’da
kısmi zamanlı öğrenci çalışma programlarının yaygınlığından birkaç
örnekle bahsedildikten sonra, Türkiye’de de “eğitim sektörü”nde artık
“pahalı” kadrolu işçi emeğinin ya da akademisyen yerine, sudan ucuz
öğrenci emeğinin kullanılması yönünde önerilerde bulunuyor.

Asıl olarak çalışan öğrenci “piyasasının” kaynadığı yer olan meslek yüksekokullarına (MYO)
ise raporda özel bir bölüm ayrılmış. Sermayenin nitelikli ara eleman
kaynağı olan ve aynı zamanda da henüz eğitim sürecinde ucuz işgücü
piyasasına işçi aktaran bu sömürü cehennemleri için burjuvazi öncelikle
yeterli önemi vermiyoruz serzenişlerinde bulunarak konuya giriyor: “MYO’lar
yükseköğretim sisteminde hep ikincil konumda kalmıştır. Böylece yeteri
kadar önemi anlaşılmayıp, geri planda kalmış olan bu kurumlar, ne
öğrenciler, ne de öğretim elemanları bakımından çekicilik
kazanabilmiştir. Bu kadar büyük bir insangücü ve kaynağın verimsiz
kullanılışına razı olunamayacağı için bu durum sürdürülemez.”

“Ahlanıp vahlanılan” durum, bu okullardan ve öğrencilerinden bu kadar
kar edebilecekken, edilememesi, kaynakların boşa heba olup gitmesidir!
MYO’lara yönelik kapitalistlerin iştahı kabarırken vampir KOÇ’un düzenlediği “Meslek Lisesi Memleket Meselesi” kampanyası benzeri kampanyaların yapılması ihtiyacı vurgulanmaktadır.


Meslek lisesi ve MYO “kaynağının” değerlendirilmesi için atılan adımlar
son yıllarda ciddi bir hız kazanmış durumda. Raporda MYO’ların
üniversiteler içinde her anlamda “özerkliğinin” sağlanması üzerinde
duruluyor ve yalnızca (başka hiçbir dolayıma girmeden) sermayenin
avucunun içinde olması için gerekli düzenlemelerin yapılması isteniyor.
Ayak bağı olan her türlü üniversite yönetmeliğinden de bağımsızlaşarak
sermaye için zaman ve verimlilik kaybına yol açmayacak şekilde bir
yeniden düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır: “MYO’ların üniversite içindeki otonomileri artırılmalıdır
.
MYO’ların misyonu ve ethos’u üniversitenin diğer kısmından farklılıklar
içermektedir. Bunun için MYO’ların yönetişiminde yerel ilgililerin
(sermaye kesimlerinin b.n) katılımına olanak veren… farklı bir yönetişim biçimi geliştirilmelidir. Yöneticilerinin seçiminde akademik ölçütlerden çok (evet şapka düşmeye başlıyor b.n) MYO’ların misyonuna uygun önderlik yapabilme kapasitesi ağırlık kazanmalıdır.”

“Akademik ölçütler, bilimsel bilgi, öğrencilerin yeteneklerini
geliştirebilecekleri, yeteneklerinin farkına varabilecekleri bir eğitim
sistemi gereksizdir! Önemli olan piyasada kar elde edebilmek ve
karımızı arttırabilmek için öğrencilerin bizim istediğimiz doğrultuda
eğitim görmeleridir.” bize söylenen ve istenen budur! Makinenin birkaç
parçasını öğrenecek ama değişen ihtiyaçlar doğrultusunda farklı işler
verildiğinde bunlara da hızla uyum sağlayabilecek, hiçbir iş güvencesi
olmayacak, işten atıldığında hakkını aramayacak, işsizliğin çığ gibi
büyüdüğü ortamda işten atılmamak için kölece çalışmaya ve yaşamaya
baştan razı olacak, her türlü sendikal-sosyal-kültürel haktan soyulmuş,
dahası bunu temel bir ihtiyaç olarak karşımıza çıkarmayacak… kısacası
başımızı ağrıtmayacak sınıf bilincinden yoksun bir işçi tipolojisi…

MYO’lar bu durumu karşılayabilecek yeni ve gerçekten de duruma en uygun
düşen kavram olarak “piyasalara gömülü” şeklinde tanımlanıyor: “MYO’ların
başarılarının artırılmasına çalışılırken, bu kuruluşların yerel
piyasalar için ara insangücü eğitimini sağlamak amacıyla oluşturulmuş
öğretim kurumları olduğunu hatırdan çıkarmamak gerekir. Bu okullar
yerel piyasalar içine gömülü (embedded) olmalıdır.”
Gömülü, içinde, yani içerili olan… Bu şu anlama geliyor: sermayenin
MYO’lardan, MYO’ların yasal/idari yapısını bu biçimde oluşturarak büyük
oranda artı-değer sızdırması.


KONU BAŞINA GİT !
http://www.komunarca.org/index.php?pg=3&p=1942



ALINTI
"Türkiye’nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI



En son Admin tarafından 13.06.08 21:17 tarihinde değiştirildi, toplamda 1 kere değiştirildi
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3583
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   12.06.08 22:46

Mikro kosmos!
Ortaya konan tüm bu tabloların ardından strateji raporunda bu
yabancılaşmaya ve hoşnutsuzluklara da “çözüm” olarak, şimdiye kadar
çıkan diğer taslak rapor ve tasarılarda olmayan yeni bir kavramla
karşılaşıyoruz:
“Üniversiteler, toplumları içinde hep özel kültürel mikro kozmoslar
oluşturmuşlardır.
Akılcılığın, açıklığın, zarafetin, cömertliğin,
hoşgörünün hakim olduğu, canlı bir ortam oluşturmuşlardır. (…)
üniversitenin piyasa süreçleri içinde gün geçtikçe daha çok yer alması
ve toplumla olan sınırlarının yok olmaya başlaması, vb. gelişmeler
üniversitenin tarih boyunca sahip olduğu farklı bir kurum olma
özelliğinin göz ardı edilmesine neden olmaktadır.”
Raporda hayatın
karanlık gerçekliklerinden bir anda Elf Ülkesi’ne bir geçiş yapılıyor
sanki: akılcılığın, zarafetin, cömertliğin mikro kosmosu! Piyasa
çarkları içine her zamankinden çok girmiş ve bırakalım insanal
değerleri eski burjuva etik değerleri dahi çiğneyip geçmiş olan
üniversiteler için edilen bu sözler en fazlası, “Nerede bizim
zamanımızdaki bayramlar?” türü bir nostaljik beklenti içerisinde
olanların içlerini ferahlatacak türden. Etik denilen o şeyin temel
ölçütü çıkarılan yasaların neo-liberalizme uygun olup olmadığı, sorun
çıkaran öğrencilerin katıksız bir faşizmle cezalandırılmasıdır. Raporun
farklı bir bölümünden etik konusunu okursak: “Sürekli değişen ve dönüşen günümüzün dünyasında, etik standartların sürekli olarak yeniden inşa edilmesi gerekmektedir.” Bu etik standartlarının nasıl değiştiğini (piyasa dolayımlı haline geldiğini) ise devamında görüyoruz: “Üniversitenin ürettiği kamu hizmetlerinin topluma sunuş biçimleri, fiyatlandırması, elde edilen gelirin bölüşüm biçimi…” Bu cümleler etik başlığının altında geçmektedir ve “değişen etik” kavramının yeni parametrelerini yeterince açıklamaktadır.

Parametreler değişiyor, ihtiyaçlar değişiyor, artık burjuvazi çıtayı
farklı bir yerden koyuyor. Bir dönemki koşullara, ihtiyaçlara, güçlerin
durumuna ve araçlara göre şekillenmiş stratejiler, yeni dönemin
ihtiyaçlarına yanıt veremez hale geldiği bugün değişiyor. Burjuvazinin
stratejisini, değişen dönemin değerlendirmesi üzerinden kavramak
gerekir. Bu noktada "aşılmış" dönemlerin ezber argümanları işimize
yaramayacaktır; bizim de stratejimiz yeni düzlemden doğru argümanlarla
olmalıdır. Önümüzdeki sayıda Yükseköğretim Strateji Raporu'nu
incelemeye devam ederek karşı stratejimizi ortaya koyacağız.


ALINTI
http://www.komunarca.org/index.php?pg=3&p=1942
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
hipokrat
Moderator
Moderator
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 5
MESLEK : İnşaat Teknikeri
OKUL : ODTÜ.Gaziantep MYO
MEZUNİYET YILI : 1989
E-POSTA : -
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3513
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 09/04/08

MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   13.06.08 23:23

sistem kendi istediği öğrenci tipini kendi iştediği myo tipini uygulatmaya çalışıyor konudan yıllar öncesi bunların temellerinin atıldığı anlaşılıyor
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Sponsored content




MesajKonu: Geri: "Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
"Türkiye nin Yükseköğretim Stratejisi": KAPİTALİSTLERİN STRATEJİK SAVAŞ PLANI
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» EĞİTİCİ FİLMLER
» Denklem Kurma ve Problem Çözümü
» Açık Lise Biyoloji Kitapları
» Sızım "Elif" Sızısı
» 18 Wheels of Steel Haulin Türkiye`de Türkçe Oyna vede Otobüs Yamaları YENİİ!!!!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -  :: MESLEK YÜKSEKOKULLARI TARİHİ VE MÜCADELESİ :: MAKALE VE KÖŞE YAZILARI-
Buraya geçin: