ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -

MYO TALEPLERİMİZ))) KADRO - ÜNVAN - YETKİ - SSK - KISA DÖNEM ASKERLİK - MYO MESLEK ELEMANLARI VE ODALAR BİRLİĞİ HAKLARIMIZ VERİLSİN ! MESLEK ONURUMUZU İSTİYORUZ!
 
PortalAnasayfaTakvimGaleriSSSKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 Meslek Yüksek Okulları'nın hakları-Prof. Dr. Osman Çakmak’ın yazısı

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Admin
Admin
Admin
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı : 461
Yaş : 49
NERDEN : İSTANBUL
MESLEK : İNŞAAT TEKNiKERi
OKUL : MYO
MYO Dernek : YOK
PUAN VER : <div class="js-kit-rating" view="score" path="" title="" permalink=""></div><script src="http://js-kit.com/ratings.js"></script>
Personalized field :
Points : 3525
Reputation : 0
Kayıt tarihi : 14/03/08

MesajKonu: Meslek Yüksek Okulları'nın hakları-Prof. Dr. Osman Çakmak&#8217;ın yazısı   31.05.08 14:25


Meslek Yüksek Okulları'nın hakları



M
YO mezunlarının hak ve kazanımlarına iyileştirecek, bu okulları ilgi
odağı haline getirebilecek önemli bir kanun teklifi meclis gündeminde.
Tekniker, yüksek tekniker unvanını alanlar, meslek yüksek okullarının
iktisadi bölümlerinden meslek elemanı olara
Kategori : GÜNCEL HABERLER
Yorum Sayysy : 1
Okunma : 250
Tarih : 04 Şubat 2008 15:18
Meslek Yüksek Okulu
mezunlarının hak ve kazanımlarına iyileştirecek, bu okulları ilgi odağı
haline getirebilecek önemli bir kanun teklifi meclis gündeminde.
Tekniker, yüksek tekniker unvanını alanlar, meslek yüksek okullarının
iktisadi bölümlerinden meslek elemanı olarak mezun olanlar ve denk
eğitimi görmüş olanlar; diğer meslek gruplarının yetki ve
sorumluluklarına sahip bulunacaklar.
Prof. Dr. Osman Çakmak’ın yazısı Türkiye'de
üniversite eğitimi almış çoğu meslek gruplarının kadroları, unvanları,
yetkileri ve statülerinin aşağı yukarı bellidir. Halbuki diplomalarında
üniversite mezunu yazmasına rağmen, meslek yüksek okulu mezunları gerek
iş hayatında gerekse askerlik görevleri sırasında lise, meslek lisesi
ve ticaret lisesi mezunları ile aynı statüye sahip görünüyorlar.
Ülkemizde
hâlihazıra 515 kadar Meslek Yüksek Okulu bulunuyor ve şimdiye kadar bu
okullarda eğitim alarak mezun olmuş 2 milyona yakın insanımız
bulunuyor. Askerlik görevi sırasında lise mezunu ile beraber aynı süre
olan 15 ay görevi yanında lise mezunu çavuş olurken Meslek Yüksekokulu
mezunu er olarak görevini ifa ediyor. MYO mezunları statü bakımından
gerek iş hayatında, gerekse askerlik görevi sırasında lise mezunu
statüsünde sayılıyor ve yanında bu meslek gruplarının emrinde
çalışmaktadırlar.
Meslek
Yüksek Okulları’nın iş hayatında ve askerlik görevi sırasında hiçbir
avantaj sağlamaması düşündürücüdür. Bu hali ile meslek yüksek
okullarının cazibe merkezi haline gelmesi nasıl mümkün olabilir?
Meslek
Yüksek Okulu mezunlarının hak ve kazanımlarına iyileştirecek, bu
okulları ilgi odağı haline getirebilecek önemli bir kanun teklifi
meclis gündemine gelmiş bulunuyor.
Taslağına
göre: “Tekniker, yüksek tekniker unvanını alanlar, meslek yüksek
okullarının iktisadi bölümlerinden meslek elemanı olarak mezun olanlar
ve denk eğitimi görmüş olanlar; diğer meslek gruplarının yetki ve
sorumluluklarına sahip bulunacaklar. Kamu ve özel işyerinde ustabaşı,
amir, formen, sorumlu şef statüsünde çalışabilmek için, üniversite ve
meslek yüksek okulu diplomasını ibra etmek zorunlu olacak. İşverenlere,
çalıştırdıkları meslek yüksek okulu mezunlarının yüzde 50'sini geçmemek
üzere, sigorta prim muafiyeti tanınacak.”
Taslakta
ara kalifiye insan gücü yetiştiren bu okullarda okuyan öğrencilerin
sigortalı hale gelmesi, Meslek Yüksek Okullarına ÖSS’den farklı olarak
ayrı bir sınav (Mesleki Eğitim Sınavı) ile öğrenci kabulü öngörülüyor.
Askerlik sürelerinin kısaltılması ile ilgili şu hükümler yer alıyor: “İki
yıllık Meslek Yüksekokulu mezunu olanlar için er veya erbaş olarak 9
aydır. Bu sürenin barışta önce 1/6 ay bilahare 2/6 aya indirilmesine
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de ihtiyacı dikkate alınarak Bakanlar
Kurulunca karar verilir"
Meslek
Yüksek Okulu mezunlarının askerlik sürelerinin kısaltılacak olması bile
tek başına bu okullara önemli bir itibar ve cazibe getirecektir.
Amaçsız Lise Eğitimi Eğitim
sistemindeki misyonsuzluğa en bariz örneğini lise eğitiminde görüyoruz.
Gerçi resmi belgelerde lise eğitiminin amacı kulağa hoş gelen yaldızlı
ifadelerle anlatılmaktadır. Ama uygulamaya baktığımızda ülkemizde lise
eğitiminin tek bir gayesini görmekteyiz. O da öğrencileri ÖSS’ye
hazırlamak. Belirlenen konularda en kısa zamanda en fazla soruyu en
kestirme yollardan çözme becerisini kazandırmak. Öğrencilerimiz
testlere girip geçme konusunda hayli beceri kazanıyorlar.
Evet
sorun burada düğümleniyor esasen. İlk ve lise öğretiminde öğrencilere
gerçek hayatta kendilerini “yararlı” kılacak hangi beceriler veriliyor?
Evet lise mezunlarının çoğunluğu üniversiteye girebiliyor olsaydı, bunu
yine anlayışla karşılamak mümkün olabilirdi. Ama her yıl üniversite
sınavlarında 5 öğrenciden 4 ü, yani ezici çoğunluk en değerli yıllarını
ve kendini güvenini kaybetmiş olarak üniversite önüne geliyor ve orada
ise üniversite kazanamayan büyük çoğunluk hüsrana uğratılmaktadır.
Pazarlanabilir bir becerisi olmadan hayat mücadelesini terk ediliyor.
Meslek Yüksek Okulu mezunlarının şartlarının iyileştiren kanun teklifi bir başlangıç olmalı. Bu yönde atılması gereken adımlar; Reformun Esasları Mesleki
eğitimin ayağa kaldırılması için gereken itibara kavuşması için aslında
yapılması gerekenler çok da karmaşık şeyler değil. İlk yapılması
gerekenler ,”meslek sözlüğünün” hazırlanması ve mesleklerin
sertifikalanması, mezunların statü ve haklarının kanunlarda açık ve
belirli hale getirilmesi, mesleklerin gerçek ihtiyaçlara göre
çeşitlenmesidir. Meslek ne kadar basit görünürse görünsün diploması ve
eğitimi olmayanlara ilgili mesleklerde iş yapma yetkisi verilmemelidir.
Bu çerçevede ikinci olarak mesleklerin yasal ve piyasa ile ilgili
uyumunun sağlanması, son olarak ta okul, atölye ve öğretmenlerin
hazırlanmasıdır.
Dünya Bankası Türkiye Raporu Dünya
Bankası ve OECD’nin ülkemizin eğitim durumu ile sundukları raporlar
gerçekten dikkat çekici. İşte Dünya Bankası 2005 Türkiye raporunda yer
alan çarpıcı çözüm önerileri:
• Tüm orta öğretim öğrencilerine yüksek öğrenime ve vasıflı istihdama hazırlanmaları için fırsat sağlayın.
Meslek okullarındaki öğrencilere, hem genel orta öğretim diploması
getirecek, hem de kendilerini vasıflı istihdama hazırlayacak temel
becerileri öğrenme imkanı tanıyın.
• Meslek liseleri için iş piyasası ile ilgili hedefler koyun.
Gençlere, üniversite de dâhil olmak üzere, eğitim süreçlerinin herhangi
bir noktasında çalıştıkları konuları seçme esnekliği tanıyın.

Orta öğretimi, tüm öğrenciler için yeni beceriler geliştirecek şekilde
yapılandırın. Uzmanlaşmaya daha yüksek sınıflarda geçmeye başlayın ve
son aşamada da üniversitede uzmanlaşmaya geçin.
• Devlet, yaşam boyu öğrenmeyi öncelik haline getirsin. • Eğitim sisteminin yapısı ile ilgili uluslararası normlar yok. • Türkiye’nin ''Ulusal Eğitim Sektörü Stratejisi''ne ihtiyacı var. • Türkiye kendi geleceğini, politika ve tartışmaların üstünde tutmalı, kapsamlı bir eğitim reformu stratejisi oluşturmalıdır. • Türkiye'nin geleceği, çalışanlarının eğitimsel niteliklerine bağlıdır. Kalite anahtardır. • Okul sistemi, çok az öğrenciyi iyi eğitiyor. Öğrencilerin çoğunu başarısız kılıyor. • Okulların kaynak, yetki ve özerkliği yok. Ayrıca okullar, sonuçlardan sorumlu tutulmuyor. • Okul kalitesi için gösterge ve standartlar belirlenmelidir. • Her okul için kalite hedefleri belirlenmeli ve okullar bu hedefe ulaşmaları için teşvik edilmelidir. Okul performans sonuçları kamuoyuna bildirilmelidir Öldüren Katsayı Hali
hazırda mesleki eğitime en büyük darbe “katsayı uygulaması” ile
vurulmaktadır. Meslek liselerinde kültür ve fen dersleri müfredatta
liselerdeki kadar değil. ÖSS’nin lise eğitiminin yerini aldığını şu
şartlarda buna bile gerek kalmadı.
Piyasaya Duyarlı Eğitim Mesleki
eğitimde en iyi öğretim yolu usta çırak ilişkisine dayanır ve yaparak
yaşayarak öğrenmedir. Hâlbuki hâlihazırda meslek okulu ve yüksek
okullarında çoğu dersler uygulamadan yoksun; laboratuar ve atölye
imkânlarından, staj ve çağın gerektirdiği eğitim şartlardan uzak
ortamlarda sürdürülmektedir. Bu yüzden öğrenci okulundan diploma alsa
da mesleğini öğrenememektedir.
Öğrenci
haftanın yarısını ilgili meslek atölye ve uygulama alanlarında
sürdürürse, kendiliğinden yaşayarak öğrenme ortamı oluşacak, piyasalara
duyarlı, gelişmelere açık bir eğitim ortamı doğacaktır. Çalışma
karşılığı olarak öğrenciye maaş verilmelidir. Dahası öğrenciyi sanayi
ve meslek odaları gibi kuruluşlara ortak edelim. Sanayi ve uygulama
sahalarındaki ustalar, işverenler gelsin meslek okullarında ders
versinler. Müfredatı onlar belirlesinler.
Her
şeyden önce öğrenci kontenjanları için planlama yapalım. Ülkenin
bölgenin sanayinin gerçek ihtiyaçlarına göre belirleyelim
kontenjanları. İhtiyaç duyulan yeni bölümleri açalım. İhtiyaç
olmayanları kapatalım. Öğrencilere değişik burs destek imkânları
getirelim. O zaman göreceğiz bu okullara olağanüstü cazibe ve akım
başlayacaktır.


http://www.guneysinirhavadis.com/haber_detay.asp?haberID=79
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://myoteknikerler.forumzen.com
 
Meslek Yüksek Okulları'nın hakları-Prof. Dr. Osman Çakmak&#8217;ın yazısı
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» GAZETEYE YAZI YAZMA
» Gafletten uyan
» Bir Sürü Font (yazı biçimi)

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
ÜNiVERSiTELi MYO TEKNiKERLER - MÜCADELE PLATFORMU -  :: GÜNDEM :: MYO'DA NELER OLUYOR ?-
Buraya geçin: